Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ANNEMİN DEFOLU POĞAÇALARI

Resim

AVUSTRALYA’NIN MUHTESEM KUTUPHANELERI

Resim
Buraya taşındığımdan beri hayatımın ayrılmaz bir parçası haline gelen yer: Kütüphaneler! Sydney’de ev bakarken, ‘markete yakın’, ‘toplu taşıma yakın’ gibi kriterlere ek, bir de ‘yürüme mesafesinde kütüphane’ kriterim vardı. Zira Melbourne’de bu imkanı tatmış ve aşık olmuştum.


Kütüphane konusunda Türkiye’deki şanslılardan biriydim diyebilirim. 18’imden 25’ime kadar ODTÜ’de okuduğumdan okulun güzel ve geniş kütüphanesini kullanma imkanım oldu. Soğuk kış günleri çayımızı alıp boş vakitlerimizi içeride geçirirdik, ders çalışırdık… Bazen de atlar servise Bilkent’inkine giderdik, orda daha çok sanat kitabı vardı:) Ancak üzülerek söylüyorum ki Ankara gibi seksen milyonluk bir ülkenin başkentinin göbeğindeki koskoca Milli Kütüphane’ye -çok da yakın oturmama rağmen- hayatımda bir ya da iki defa gitmişliğim var. Ne içindi hatırlamıyorum bile. Düşündükçe içim sızlıyor. İçi dışı, bahçesi, çimleri gençlerle öğrencilerle çocuklarla dolup taşması, her yerinden cıvıl cıvıl hayat fışkırması gereken bu …

AVUSTRALYA GÖÇMENLIK BASVURUSU

Resim
Biri ‘Avustralya Göçmenlik’i mi dedi?
Göçmenlik başvurusunu merak edenler vardır. Her göçmen bloggerın yaptığı gibi bu tecrübeyi illa bi paylaşmak lazım. Şöyle anlatayım.
Göçmenlik başvurusu tam anlamıyla çok bilinmeyenli bir denklem! x’ler, y’ler, z’ler havada uçuşuyor…
Bizim hikayemizi başından anlatmaya ne benim dilim varır, ne yüreğim kaldırır, ne de sizin zamanınız yeter.
Çok kısaca özetleyecek olursam, başvuru için basit bir puan sistemi var. Bu puanları yaş, İngilizce dili seviyesi, eğitim ve iş deneyimi gibi şeylerle topluyorsunuz. Vizenin tek çeşidi de yok. Kırsal kesimde yaşamayı kabul edersen, Avustralya’da eğitim aldıysan, eş durumundan ya da bir eyaletten sponsorluk aldıysan da ek puan alıp ilerlemek mümkün. Strateji oyunu gibi. Yeteri puanı tamamladın mı başvuruya hak kazanıyorsun. Lakin o iş o kadar da kolay değil.
Zira bazı puanlar zaman içinde değişkenlik gösteriyor. Şöyle ki, Ç.’nın İngilizce seviyesinden ‘0’ yerine ‘10’ puan alabilmesi için IELTS neticesini bir puan yüks…

BONDİ PLAJINDA BİKİNİ SAVAŞLARI

Resim
Sydney’in dillere destan meşhur Bondi plajında bundan yetmiş sene önce bikini giymenin yasak ve suç olduğunu biliyor muydunuz? Hadi bakalım!
1935’ten 1961’e kadar erkek ve kadınların plajda giymesi gereken yüzme kıyafetlerinin ince ölçüsüne kadar nasıl olması gerektiği üzerine yürürlükte olan bir kanun bile var: Erkeklerin ve kadınların kostümleri en az 3 inç (7.5 cm) uzunluğunda bacak kısmına sahip olacak, bütün ön vücudu koltukaltı hizasından bele kadar tamamen kapatacak, omuzlarda da mayoyu düzgün tutacak askıları olacak!
Olimpiyat yüzücüsü bir kadının giydiği mayo yüzünden kınama almasından, bi haftasonu aynı anda plajdaki yetmiş beş bikinili kadının tutuklanmasına, Hollywood yıldızı bir kadının ‘beach inspector’ (sahil müfettişi) tarafından plajdan dışarı çıkarılmasından, erkek bir cankurtaranın verdiği röportajda bikinili kadınları ‘kuş beyinli teşhirci’ler olarak tasvir etmesine kadar dolu hikaye var… 40’larda ismi bilinmeyen cesur bir kadının ilk defa Bondi plajında bikini giymesi…

AUSTRALIA DAY – AVUSTRALYA GÜNÜ

Resim
Herkesin bir elinde Avustralya, diğer elinde Aborjin bayrağı, Sydney Harbour’da klasik müzik eşliğinde gemilerin, teknelerin, yelkenlilerin; tepedeyse jetlerin ve helikopterlerin geçitlerini izledik, bayrak salladık.
Her toplumun, ülkenin milli bir günü olması, bununla gurur duyması, aidiyet hissetmesi, milliyetçi duygularının kabarması normal ve güzel bir şey. Ancak Avustralya Günü olarak kutlanan 26 Ocak günü, aslında 1788’de İngiliz donanmasının bu topraklara ilk defa ayak bastıkları gün. Yani aslında ‘invasion day’ dediğimiz istila günü!
Haliyle toplumun daha hassas tarafı ve tabi ki özellikle bu toprakların eski sahipleri –Aborjinler- için bugün ‘milli’ ve gururlanılacak bir gün olmasından ziyade yas tutulacak bir gün. Şehrin bir yanında kutlamalar olurken, bir yanında da protesto yürüyüşleri oluyor.
Avustralya, yıllar sonra bile olsa geçmişte yapılan yanlışların farkına varıp özür dilemesini bilen ve elinden geldiği, politikanın elverdiği kadar bu hataların acı sonuçlarını telafi e…